Cüneyt AYDIN
İlahiyatçı
Yayın Sorumlusu
Yrd Doç Dr Mehmet Sena EKİCİ
Site Danışmanı
m.senaekici@hotmail.com
Tel-Fax:(0212) 597 26 52
Gsm: 0535 541 77 53
metin_turhan49@hotmail.com
metinturhan49@gmail.com
Metin TURHAN
Makina Teknikeri
Site Sorumlusu

Tel: (0212) 597 21 64
Gsm: 0536 851 92 43
cuneyt_turhan49@hotmail.com
Tarihi Yerlerimiz
Esenlik Köyü
Belgeler
Muş İlimiz
İlçemiz Bulanık
Bölgemiz Haberleri
Diğer Köylerimiz
Türkiye'den Güncel Haberler
Editörden
Mollakent Köyü
Ziyaretçi Defteri
Portreler
Tv - Radyo
Dost Siteler
Ana Sayfa
Abri Ailesi
Gsm: 0533 388 82 49
       Abri Nedemek ?: Abri Muş'un Bulanık İlçesinin Esenlik Köyü'nün eski ismidir. Kelime manası (av bıri) su kesildi. Hicri 725 Miladi: 1309 yılında Abri'de Seyid Abdülmelik bir cami yapmış. Köy'ü ise Seyyid Abdülmelik'in dedesi Seyyid Muhammed kurmuştur.Caminin inşa tarihini baz aldığımızda, köy'ün  850 ile 900 yıl arasında bir geçmişi olduğu tahmin edilmektedir.
        Bu Siteyi Neden Kurduk: Değerli dost ve hemşehrilelerimiz. Amacımız yukarıdaki nedenlerle beraber, değişen dünya şartlarında ve hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmaktır. Göçlerin sonucunda şehirleşmenin hızla yayıldığı bu dönemde bundan en çok etkilenen de malumunuz  Doğu ve Güney Doğu Bölgelerimizdir. Takdir edersiniz ki bu göçlerle beraber ilk başta ekonomik sıkıntılar doğmuştur. Bu göçebe olan insanların  ilk savaşları geçim sıkıntısıyla olmuştur ve olmaktadır. Geçim sıkıntısı içinde olan bu insanları  iki guruba toplayabiliriz .
   Birincisi ve en tehlikelisi bu geçim savaşını kaybeden veye henuz başaramamış olanlardır. Geçim derdine düşmüş bu insanlar olanaksızlıklar yüzünden çevreleri daralmakta, dost, akraba iletişimleri kopmaktadır. Bu yalnızlık aynı zamanda değerlerin erozyona uğradığı zamanlardır. Aile bağları gevşemekte nisbeten kendine bir çıkş yolu bulan aile fertleri, gelir getirmeyen diğer aile fertlerini velevki anası-babası da olsa omuzlarında birer yük olarak görmekte ailelerde kopmalar oluşmaktadır. Bu kopmalar aynı zamanda dini ve manevi değerlerin unutulmasına bunların yerine ya tamanen yalnızlık, kendi yağında kavrulma dediğimiz şekilde olmakta, yada bu değerlerin yerine insanlığa hiçte katkısı olmayan veya aksine zararı olan oluşum ve guruplara katılımı sağlamaktadır.
   İkinci grup biraz daha şanslı gürünse de gidişat itibariyle hiçde şanslı değildir. Bu grup nisbeten aile bağları daha kuvvetli, ekonomik açıdan geçim savaşını kazanmış veya nisbeten rahatlamış olan insanlardır. Tabiki bu rahatlama bir günde ve aniden olmamıştır. Ekonomi üzgürlüğe kavuşma uğruna bir çok değer rafa kaldırılmış ve onları tekrar raftan indirip hayata entegre etmek hayli zor olmuş ve olmaktadır. Madi ve manevi değerler yine erozyona uğramakta eğitim ve öğretim ikinci plana atılmakta diğer insanlarla iletişim koparılmakta veya madi menfaat üzerine bir ilişki sağlanmaktadır.
   Tüm bu olmusuzluklar içerisinde sesiz sedasız bir nesil de arkadan gelmekte,  arkadan gelenler yetiştikleri ortam nedeniyle, sevgi ve saygıdan yoksun yetiştiklerinden dolayı geçmişlerini gereksiz büyüklerinide bilgisiz ve ilerlemelerine engel olarak görmektedirler. Yetişen nesil geçmişinden bihaber Yetişkin nesilde gelecekte ve içinde yaşadığı çağdan bihaber bir yaşam mücadelesi vermektedir.
   Tabiki her şey ALLAH'a şükür bu kadar kötü değil,  İletişim ve tekolojinin  bizlere sunduğu bu imkanlardan faydalanıp
Üzelikle bir geçiş dönemi olarak gördüğümüz bu dönemi en iyi şekilde değerlendirip dost ve hemşehirlilerimize bir katkımız olsun istiyoruz.
                                                                                                                               
       Neden Abri İsmi ?: Abri sadece bir köyü'n ismi veya bir sülalenin isminden öte 900 yüz yıla yakın bir geçmişi olan bu köy aynı zamanda ilim konusunda bir üs olmuş bugünkü Üniversitelerin görevini  yürütmüş,  ilim irfan yuvası halini almıştır.Abri küçük şirin bir köy olmasına rağmen kendi sınırlarını aşmış bölgede ve bölgenin dışına taşarak bir ekol haline gelmiştir.Abri ekolü yetiştirdiği insanlar vasıtasıyla çok geniş bir coğrafyayı etkilemiş, bu etkilemeyi ilim irfan ve hoşgörüyle yapmıştır.Yakın tarihe kadar bu sevgi ve saygı devam etmiş, insanlar bir aile mantığı ve disiplini ile yaşamıştır. Bu yaşantılar bizlere bir masal inceliğiyle ailelerimiz ve büyüklerimiz vasıtasıyla bizlere süylenegelmiştir. Osmanlıdan sonra ilim irfan yuvalarının ortadan kalkmasıyla bu büyük aile'de zamana gerektiği gibi ayak uyduramamış, istisnalar hariç cahilliğin kol gezdiği bir belde olmaya başlamıştır. Medreseler kalkmış,bununla orantılı olarak müsbet ilimlere de gereken ehemiyet verilmemiştir. Tüm bunların  sonucu olarak bugün olması gereken yeden uzak kalmış ve tarihindeki vizyonuna sahip çıkamamıştır.
         Bizim amacımız sitemizinde sloganı olan '' Geçmişini Bilmeyen Geleceğini Göremez '' dusturuyla davranıp daha huzurlu otamların ve beraberliklerin devamına katkı sağlamaktır. Siz değerli hemşehrilerimiz ve dostlarımızın katkılarını esirgememelerini diliyoruz.
Katkılarından Dolayı Sayın Selim Suat Güner'e Teşekürler
Katkılarından Dolayı Sayın Hamdi Aycan'a Teşekürler
Web Page Maker, create your own web pages.